18 Ocak 2013 Cuma

Mehmet Ali Birand

Eeeeeeeeee!! Iıııııııııııı!

Türkiye'de herkes onu bu E'si ile I'sı ile tanır. Konuşamayınca aklına birşey gelmeyince herhangi bir insanın böyle konuşması normaldir. Ama Tv'de program yapan hatta gazetelerde yazı yazan ve kitapları basılan bir adamın E'li I'lı konuşmasını anlayabilmiş değilim. Çok mu heyecanlanıyordu acaba. Heyecanlanıyordu diyorum çünkü bu zat-ı muhterem dün ölmüş. Çok ta önemli değil ölümü benim için yada sokaktan sıradan
bir insan için. Dün daha önemli bir durum vardı. Gökhan Semiz'in 13. ölüm yıldönümüydü. Doksanların en akılda kalan isimlerinden biriydi belki de benim için. Benim kuşağımın efsanelerinden.

'Bu sabah yine her sabah ki gibi sıkıldım İstanbuldan
Moralim bozuk, cereyan kesik, hele bir de sen yoksun ya, çok yazık'

Ölümünden bir süre sonra Grup Vitamin'in diğer elemanları tarafından yazılan şarkının mısraları. Hayal meyal hatırlıyorum o günleri. Ama yinede hatırlıyorum.

Mehmet Ali Birand; 32. Gün adlı programıyla tüm Türkiye'nin hafızasına kazındı. 1941 yılında Beyoğlu'n da doğup büyümüş. 1960'lar da da Abdi İpekçi sayesinde Milliyet Gazetesine girmiş. Daha sonra da 20 yıl kadar Brükselde yaşamış. Sonrası malum. 32. Gün programı ve önemli(!) röportajlar. 

İnternet sitelerinde Birand'ın sözleri paylaşılıyor şu anda.

- 'Benim hayatta en büyük korkumdur, standart insan olmak'

Diğer sözlerini de okudum. Ancak sözler'den ziyade herhangi bir durum yada olay hakkında bulunduğu yorumdu okuduklarım.  Öyle abartılacak bir sözü de yok. Standart insan olmak. Böyle bir cümleyi kim kurabilir ki. Hele ki Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi gibi okullarda okuyan birisi olarak. Bir insanın durumuna kaç kişi standart diyebilir ki?

1990'lar da PKK'ya  yardımlarından ve TRT'yi dolandırmaktan hakkında dava açılan Mehmet Ali Birand, sorunun çözümünü Belçika vatandaşlığına geçmekte bulmuş.  Bununla ilgili gerekli bilgiyi Emin Çölaşan'ın AB vatandaşı Belçikalı Mehmet Ali! adlı yazısında bulabilirsiniz. Az önce facebook'ta ki paylaşımlarda da Toktamış Ateş'in ölüm haberini gördüm. Nazlı Ilıcak'ta hastaneye kaldırılmış dün. Teker teker gidiyorlar heralde.

Ama Birand'ın hiç unutulmayacak ve her zaman hatırlanacak o güzide sözü.

 "Türkiye Türklere bırakılamayacak kadar zengin bir ülkedir".

Cüneyt Ülsever de bunu kendi köşesinde yazar.

Sevmeyenleri tarafından çokça söylenir ve paylaşılır
Merhum  Rauf Denktaş'ın BiranD ile olan anısı ;

'Mehmet Ali Birand:
Efendim, bize Karen Fogg’un çocukları diyorsunuz. Çok gücümüze gidiyor. Sanki o. çocukları diyorsunuz gibi geliyor.
Rauf Denktaş:
İyi ya Mehmet Ali Bey, biz de zaten öyle diyemediğimiz için Karen Fogg’un çocukları diyoruz. Anladığın için tebrik ederim.'

Birand'ın hayatından önemli kareler





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.